Nice'den Bask Ülkesi'ne Yolculuk...

EKONOMİK AVRUPA TURLARI  14 GECE
29 Mayıs 2021 - 12 Haziran 2021
14 Gece / 15 Gün - Uçuşlar + 2 Öğle yemeği + Tüm Turlar dahil
THY ile
Katılımcı Sayısı 24 Kişi ile sınırlıdır.
Uçak Biletlerini Hemen Al, Ucuz Al !!!
Tura Katılabileceğiniz Şehirler : İstanbul Adana,Ankara,Antalya,Bodrum,Gaziantep,İzmir
Gezilecek Yerler : Nice -Port Grimaud - Saint Tropez - Aix en Provence - Marsilya - Camargue - Saintes Maries de la Mer - Arles - Les Baux de Provence - Avignon - Nîmes - Montpellier - Narbonne - Béziers - Carcassonne - Montségur - Foix - Mirepoix - Toulouse - Andorra - Lleida - Zaragoza - La Rioja Bölgesi - Laguardia - Bilbao - Portugalete - Castro Urdiales - Hondarribia - San Sebastian - Saint Jean de Luz - Espelette - Ainhoa - Bayonne - Biarritz - Arcachon - La Dune du Pilat - Arcachon - Bordeaux
Tur Tarihi : 29 Mayıs 2021 Cumartesi
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
2255 € (20902TL)
Tek Kişi Farkı :
860 € (7972TL)
3. Kişi :
2115 € (19605TL)
Tur Tarihi : 24 Temmuz 2021 Cumartesi
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
2325 € (21551TL)
Tek Kişi Farkı :
860 € (7972TL)
3. Kişi :
2185 € (20253TL)
Tur Tarihi : 18 Eylül 2021 Cumartesi
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
2215 € (20531TL)
Tek Kişi Farkı :
860 € (7972TL)
3. Kişi :
2075 € (19234TL)
Denize paralel uzanan dağların eteklerindeki Côte d'Azur sahil şeridinin Nice, Port Grimaud, Saint Tropez gibi birbirinden prestijli şehirleri, şaşırtıcı kasabaları ve büyüleyici manzaraları ile başlayacağınız bu keyifli seyahatte zarif mimarisi ile Aix en Provence'ı, XIV. Yüzyılda papalık merkezi olan kültür şehri Avignon'u, bir zamanlar Galya'nın küçük Roma'sı olarak tanınan Arles'i, beyaz atların koşuştuğu ıssız bakir doğası ile Camargue'ı, Foçalı denizciler tarafından kurulan Marsilya'yı, doğal güzelliği, tarihi ve gelenekleri ile, Rhône Nehri ve Alp Dağları'nın etekleri arasında uzanan Provence'i ve Languedoc-Roussillon bağlarının ortasında Kathar Şövalyeleri'nin en büyük katliamı yaşadıkları Bézieres Şehri'ni, müthiş kapalı pazarı ve tarihi binalarıyla Narbonne'u, Fransa'nın en önemli üniversite şehirlerinden olan ve Avrupa'nın en eski tıp fakültesine ev sahipliği yapan, Languedoc-Roussillon Bölgesi başkenti Montpellier'I, efsanevi surlarıyla Carcassonne'u, pembe şehir Toulouse'u keşfettikten sonra özerk Bask Bölgesine doğru devam edip, küçük Avrupalı Andorra ile Katalonya'nın en güzel şehirlerinden Zaragoza sizlere farklı güzellikler sunacak. Bask Bölgesi'nin güneyinde ise İspanya'nın en ünlü şarap bölgelerinden biri olan Rioja Bölgesi'ni, vizyoner kent Bilbao'yu ve ikonik Guggenheim Müzesi'ni tanıdıktan sonra Okayanus Kıyılarına doğru devam edip Bask mutfağının en önemli şehri Donostia-San Sebastian'I gezme imkanı bulacağınız bu yolculuğun son bölümünde ise Bask Ülkesi'nin Fransa tarafında bulunan Atlantik Okyanusu kıyısının prestijli tatil beldesi Biarritz; tarihi Bayonne ve Saint Jean de Luz şehirleri ve geleneksel bask köylerinin renkli manzaraları keşfetmekten yorulmayacağınız güzellikler olacak...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • Côte d'Azur'den başlayıp, Langue d'Oc ve Bask Ülkesi'ne uzanan, 24 katılımcıyla sınırlı özel bir yolculuk;
  • Dünya Mirası Listesinde Arles, Avignon, Carcassonne, Canal Du Midi, Zaragoza'daki Aragon Mudejar Mimari eserleri ve Bordeaux Tarihi Merkezi gezilecek yerler arasında;
  • Nice, Toulouse ve Bilbao'da ikişer gece konaklama;
  • Aix en Provence'dan Avignon'a Provence manzaraları,
  • Narbonne, Béziers, Carcassonne gibi Kathar Şövalyeleri'nin önemli şehirleri,
  • Camargue Deltası ve Çingeneler şehri Saintes-Maries-de-la-Mer,
  • Andorra'dan, Katalanya ve Bilbao'ya kadar İspanya'nın Kuzeyi'nin keşfi,
  • İspanya'nın en güzel bağ bölgesi La Rioja'da tadım ve öğle yemeği,
  • Fransa ve İspanya arasındaki şirin Bask Köyleri,
  • Lezzet şehirleri San Sebastian, Saint Jean de Luz ve Bayonne,
  • Arcachon Körfezi'ndeki istiridye tarlaları,
  • Deniz kıyısında çöl manzarası: La Dune du Pilat,
  • Merkezi ve konforlu otellerde konaklama;
  • Tüm gezilerin dahil olduğu Ekonomik Kültür Turu.

1. Gün İstanbul - Nice

İstanbul Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları'nın saat 15.05'de kalkan TK1815 no.lu uçuşu ile Nice'e hareket. Saat 17.25'de Fransız Rivierası olarak tanınan Côte d'Azur'un başkenti Nice'e varış. Karşılama ve otele transfer. Akşam, Nice sokaklarında, şehrin atmosferini hissetmek için kısa bir yürüyüş. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

2. Gün Nice

Tam gün Nice'i keşfetme turu. Kahvaltının ardından, dünyanın en güzel sahil şeritlerinden birine sahip Nice şehir turu için otobüsle hareket. Çok sayıda park ve bahçeye sahip Nice'in kuzeydoğusundaki Cimiez Tepesi'ne çıkış. Antik çağda Nice'in ilk yerleşimin yeri olan Cimiez günümüzde rezidensiyel bir semte dönüşmüş. Cimiez Tepesi'nde bulunan Roma arenaları ve eski manastırın harika bahçelerinde gezinti. Ardından, denize hakim enfes bir konumda bulunan ve XX. yüzyılın en önemli ressamlarından Henri Matisse'in eserleri ile günlük kullanım eşyalarının sergilendiği müzeyi barındıran XVII. Yüzyıl dönemine ait villa-müzeyi ziyaret. Şehir merkezinde yapacağınız bir başka önemli gezi ise meşhur İngiliz Kordonu üzerinde bulunan Villa Massena Müzesi olacak. Nice'deki "Belle Epoque" mimari tarzının en iyi örneklerinden birini oluşturan bu villa ve bahçeleri XVIII. Yüzyılın sonundan XX. yüzyılın başına kadar uzanan döneme ışık tutmakta. Daha sonra, Nice'in tarihi mahallesi olan Vieux Nice'te öğle yemeği için serbest zaman. Öğleden sonra, nostaljik bir atmosfere sahip Vieux Nice'i yürüyerek tanıma: Çiçek ve antika pazarlarının kurulduğu Cours Saleya; yan yana dizilmiş küçük dükkânları ve renkli evleri ile dar sokaklar; Barok mimarisi kiliseler ve Opera binası. Şehrin tanınmıs cadde ve meydanlarında gezintiden sonra, istediğiniz gibi dolaşabilmeniz için serbest zaman. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

3. Gün Port Grimaud - Saint Tropez - Aix en Provence

Kahvaltının ardından, Côte d'Azur'ün göz alıcı manzaralarını seyrederek Küçük Venedik olarak nitelendirilen Port Grimaud'a varış. Yatımı evimin önüne çekerim konsepti üzerine yapılmış ünlü tatil beldesi Port Grimaud Kasabası'nda gezinti. Daha sonra Saint Tropez'e geçiş. Harika villaları ve kumsalları ile Saint Tropez, Fransız jet sosyetesinin tatil merkezlerinden biri olarak ün yapmış. Küçük bir balıkçı kasabasıyken Fransa'nın ünlü ressamları ve yazarları tarafından keşfedilen ve 50'li yıllardan günümüze kadar sanatçılar tarafından en fazla tercih edilen bu şirin kasabanın keyfini çıkarabilmeniz ve öğle yemeği için serbest zaman. Öğleden sonra, Fransız ressam Paul Cézanne'nın tablolarında betimlediği Sainte Victoire Dağı'nın eteklerinde yer alan Aix en Provence'a hareket. Şehre varışın ardından Paul Cézanne'nın doğduğu, eski Provence Kontları'nın başkenti Aix en Provence'ın yürüyerek keşfi. Görülecek yerler arasında şehrin sembolü olan devasa çeşmesi ile Rotonde Meydanı, XVII. ve XVIII. yüzyılda inşa edilen görkemli binaları ve çeşmeleri ile üç yüz yıllık çınarların gölgesindeki Cours Mirabeau Caddesi; küçük meydanları, tarihi belediye binası, saat kulesi ve kiliseleri ile tarihi şehir merkezi bulunmakta. Ardından otele yerleşme. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

4. Gün Marsilya - Camargue - Saintes Maries de la Mer - Arles

Sabah, Marsilya'ya hareket. Ege kıyılarında bulunan antik İyon kenti Phokaia'dan gelen Foçalılar tarafından M.Ö. VI. yüzyılda Massalia adıyla kurulmuş olup günümüzde kozmopolit bir liman-kenti olan Marsilya, Bouches du Rhône İli'nin merkezi ve Fransa'nın ikinci en büyük kentidir. Bölge Romalıların eline geçince şehrin adı Massilia olarak değişmiş ve zaman içinde de Fransız adı Marsilya olmuş. Varışta, şehrin tepesinde, olağanüstü bir konumda inşa edilmiş, denizcilerin ve balıkçıların koruyucusu ihtişamlı Notre Dame de la Garde Bazilikası'nı ziyaret. Bazilikanın terası eşsiz bir Marsilya panaromasına hakim. Daha sonra, yelkenli tekneler, yatlar ve balıkçı teknelerini barındıran ve kentin eski doğal limanı olan çok sayıda bar ve restoran ile Marsilya'nın en meşhur caddesi olan Canebière'in bulunduğu Vieux Port'a otobüsle hareket. Marsilya'nın pitoresk limanı her sabah bir balık pazarına ev sahipliği yapmakta. Sabah, "Vieux Port" (eski liman) dan "Le Panier" (sepet) mahallesine kadar, kentin tarihi merkezinin, parke taşlı kaplı dar sokaklardan, küçük meydanlardan, meşhur Marsilya Sabunu'nu satan dükkanların önünden geçerek keşfi. Fort Saint-Jean Kalesi'ne kadar yürüyüşe devam. Burada bulunan küp şeklindeki MuCEM müzesi eski kaleyle yeni kültürü birleştiren modern bir köprü oluşturmakta. Mimar Rudy Ricciotti'nin tasarladığı, Akdeniz kültürünü yansıtan, dantel gibi işlenmiş betondan yapılan MuCEM, harika bir dış mimariye sahip. MuCEM'in dıştan görülmesinden sonra, öğle yemeği için serbest zaman. Ardından, yakın mesafedeki Arles'e hareket ve yürüyerek tarihi şehrin keşfi. Roma döneminde, Arles şehri Jül Sezar'ı rakibi Pompey'e karşı desteklediği için, bir Roma sömürgesi statüsüne kavuşup daha sonra da İmparator I. Konstantin'in sayesinde İmparatorluğa ait en önemli ikametgahlardan biri haline gelerek Galya'nın küçük Roma'sı olarak adlandırılır. Ortaçağ döneminde de Arles, Saint Trophime Kilisesi gibi güzel yapılarla donanmış. Yürüyerek yapılacak şehir gezisi esnasında tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan antik çağlara ve ortaçağa ait yapıları keşfedebilir, Şubat 1888'de Paris'i terk ederek güneşli Güney Fransa'ya doğru yola koyuldukdan sonra, Arles'in özel ışıklığından etkilenerek buraya yerleşen Vincent Van Gogh'u anımsayabilirsiniz. Tarihi Arles şehir merkezinin barındırdığı pek çok Roma dönemi eserinin en görkemlisi olan ve halen değişik "feria"lara ev sahipliğini yapan Roma Amfitiyatrosu'nu gezebilirsiniz. Akşamüstü otele yerleşme ve otobüsle kısa bir yolcuğun ardındanCamargue Bölgesi'nin batı ucunda bulunan Saintes Maries de la Mer'e varış. Rhône Nehri, Arles'de iki kola ayrılır ve Batı Avrupa'nın en büyük deltasını oluşturarak Akdeniz'e dökülür. Büyük Rhône ile Küçük Rhône arasında kalan üçgen şeklindeki alanda Camargue'ın tuzlu bataklık ve otlakları yer alır. Bu bölgede zengin kuş popülasyonunun yanı sıra Camargue'in beyaz atı ve siyah boğasını da görebilirsiniz. Saintes Maries de la Mer'de gezinti ve Azize Marie'lerin kemikleri ve heykellerinin muhafaza edildiği kiliseyi ziyaret. Efsaneye göre, İsa'dan yaklaşık 40 yıl sonra Maria Magdalena, havarilerden Yakup ve Yahya'nın anneleri Marie Jacobe ve Marie Salome'nin yanı sıra onlara hizmetçi olarak eşlik eden esmer tenli Sara, Filistin'den, dümeni ve yelkeni olmayan bir gemiyle Camargue kıyılarına vururlar. Özellikle binlerce Fransız Çingenesi her yıl 24 Mayıs tarihinde Saintes Maries de la Mer'e akın ederek, patroniçeleri olarak gördükleri Sara'nın ve diğer Azizelerin bayramını kutlarlar. Saintes Maries de la Mer yakınlarında akşam yemeği için serbest zamanın ardından otele geri dönüş ve geceleme.

5. Gün Les Baux de Provence - Avignon - Nîmes - Montpellier

Sabah, Arles'ın kuzeyine doğru yola çıkış. Yol üzerinde, Les Baux de Provence'da mola. "Fransa'nın en güzel köyleri" labeli taşıyan Les Baux de Provence bölgeye hakim kayalık bir tepenin üzerine konuşlanmış. Buradan Rhône Vadisi ve sıradağları ile Alpilles bölgesini ve göz alabildiğine uzanan bir panaromayı seyredebilirsiniz. Ardından, otobüs ile kehanetleriyle meşhur Nostradamus'un doğduğu, Van Gogh'un psikolojik sorunlar nedeniyle yattığı ve burada birçok eserin yaptığı St Paul de Mausole akıl hastanesinin bulunduğu Saint Rémy de Provence'dan geçip, engebeli coğrafyası ile çarpıcı manzaralara sahip Luberon Bölgesi'nde, dağlarının tepelerinde konuşlanmış güzel köyleri ve mevsiminde, uzaktanda olsa lavanta tarlalarını seyrederek Avignon'a varış ve şehrin yürüyerek keşfi. XIV. Yüzyılda, altmış sene boyunca altı papaya ev sahipliği yapan şehirde dünyanın en büyük gotik sarayı inşa edilmiş. tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan görkemli sarayın gezisi ve daha sonra, panorama için Rocher des Doms'a çıkış. Buradan, "Avignon köprüsü üstünde ne güzel dans edilir" tekerlemesi ile tanınan Pont Saint-Bénezet adlı efsanevi Avignon Köprüsü ile birlikte Rhône Nehri'nin karşı kıyısındaki Villeneuve les Avignons'un yanı sıra şehrin en güzel manzaralarını görebilirsiniz. Şehir merkezinde öğle yemeği için serbest zaman. Daha sonra, arenası ile tanınan, eski Roma şehri Nimes'e hareket. Roma tanrısı Nemausus adına kurulmuş bir "Bahar şehri" olarak da bilinen Nîmes, Avrupa'nın en eski şehirlerinden birisidir. Roma imparatoru Augustus, Mısır'da Cleopatra ve Antonius'a karşı yaptığı savaşta kazandığı zaferin hatırasına bu şehri kurar. Ancak, buradaki kalıntılar çok daha eski tarihlere ulaşır. Şehrin, günümüzde bile, her Eylül ayında boğa güreşlerinin düzenlendiği, 21 metre yüksekliğindeki ünlü Arenası'nı gezip, yapımı MÖ. 1.yüzyıla uzanan ve Kare Ev diye anılan Roma Tapınağı'nı dışarıdan gördükten sonra Languedoc-Roussillon Bölgesi başkenti Montpellier'ye doğru yola devam. Tanınmış bir üniversite kenti olan Montpellier XIII. yüzyılda kurulan ve hala faaliyette olan Avrupa'nın en eski tıp fakültesine ev sahipliliği yapmakta. Varışta otele yerleşme. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

6. Gün Narbonne - Béziers - Carcassonne

Sabah, eski Yunan mimarisinden ilham alan ünlü Katalan Mimar Ricardo Bofill tarafından tasarlanan modern Antigone Mahallesi'nde kısa bir gezi ve ardından Motpellier'nin şehir merkezindeki diğer önemli noktalarının keşfi: kafeler, restoranlar, mağazalar, Üç Güzeller Çeşmesi ve tarihi Opéra Comédie binasının bulunduğu 'Place de la Comédie'; gezi meydanı anlamına gelen Esplanade'ın ucundaki Opéra Berlioz'u ve kongre sarayını barındıran beton ve granitten yapılmış Corum KompleksiOrta Çağ sokakları; XVII. ve XVIII. yüzyıllardan kalma zarif yapılar; Peyrou gezi meydanının kapısı olan Zafer Anıtı... . Daha sonra, Béziers'de mola. 13.yüzyılda, kökleri Anadolu topraklarına uzanan, Katharlar Tarikatı bu bölgede yerleşmiş ve en önemli şehirlerinin başında Béziers gelmekteydi. İnançlarından dolayı, Papa ve Fransa Kralıyla araları pek iyi sayılmazdı. 1208 senesinde Papalık elçisinin, Saint Gilles'de bir cinayete kurban gitmesinin ardında Toulouse Kontu'nun parmağı olduğunu düşünen Papa Innocent III Hıristiyan şövalyelerini çağırıp Simon de Monfort yönetiminde Kathar ayrımcılarına karşı bir haçlı seferi başlatır. Temmuz ayında ele geçirdikleri Béziers Kenti'nin Katolikler dahil tüm nüfusunu katlederler. Papa elçisi Arnaud Amaury, tarihin hiç bir zaman unutmayacağı, birbirine karışmış Katolik ve Kathar halkını nasıl ayıracağını soran komutana, Hepsini öldürün, Tanrı kendi kullarını ayırır sözlerini burada sarfeder. Şehir turunda, Orb Ovası'na bakan tepede, 10 ile 12.yüzyıllar arasında, bütün ihtişamıyla inşa edilmiş olan Saint-Nazaire ve Bézierli Saint Celse Katedrali gezisi. Şehrin sembolü olan bu Katedralden nehir ve kanal üzerindeki köprüler çok güzel görülmekte. Ayrıyeten, bu köprülerden Katedrale bakışta ihtişamlı. Béziers'nin ardından Languedoc-Roussillon Bölgesi'ndeki aşağı Aude Ovası'nda bulunan Narbonne'a hareket. M.Ö. 118 yılında Galya'da, Roma'nın ilk sömürgesi olarak Narbo adı altında kurulan Narbonne, bir asır sonra Narbonensis (Narbonnaise) İli'nin başkenti olur. Stratejik bir konumda bulunan Narbonne gönenç dönemi olan orta çağda İspanya'ya karşı kilit bir rol oynar. Günümüzde ise Narbonne Bölgesi şarapçılığı ile tanınmakta. Varışı takiben, şehrin kalbi olan ve 1901'de açılan meşhur hal binasının gezilmesi ve öğle yemeği molası. Akdeniz'in tatlarını sezinliyeceğiniz bu renkli ve ödüllü hal binası, beş duyunuzu birden harekete geçirecek. Yemek molasından sonra, tarihi Narbonne'da yürüyerek gezinti: tarafından Dünya Mirası Listesine alınan 'Canal du Midi'ye bağlı Robine Kanalı; eski köprü; katedral ve Başpiskoposların Sarayı; belediye sarayı meydanı ve Via Domitia (Rue droite) gibi şehrin en önemli yapılarını keşfetme. Ardından, Carcassonne'a doğru yola devam. Günümüzde de Carcassonne iki ayrı şehirden oluşmakta. Biri, tepede yükselen ve tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan, üç kilometrelik çift surla ve 52 kule ile çevrili, Avrupanın en büyük kalesi olan tarihi şehir. Diğeri ise, Aude Nehri'nin öbür kıyısında uzanan aşağı şehir. Varışta otele yerleşme ve "Cité" olarak tanımlanan yukarı şehrin güzel atmosferinde akşam yemeği için serbest zaman. Geceleme otelde.

7. Gün Carcassonne - Montségur - Foix - Mirepoix - Toulouse

Kahvaltıdan sonra, güçlü surların arkasında saklanarak, halen Orta Çağ'ın en güzel ve en iyi korunmuş müstahkem şehirlerden birini oluşturan Carcassonne'un yukarı kısmının keşfi. Tarihi kalenin mahalleleri, Gallo-Romen surlar, kuleler ve Bazilika gezilecek yerler arasında yer almakta. Gezinin ardından, Aude Nehri Vadisi'nden geçerek Pirene sıradağlarının eteklerinde bulunan baş döndürücü Montségur Kalesi'ne doğru yola çıkış. İkili bir dünya görüşüne dayalı bir inanç olup felsefesini iyinin ve kötünün dengesi üzerine inşa eden Katharizm, en fazla beğenildiği Languedoc'da etkili olur ve belirgin izler bırakır. Fakat her geçen gün daha güçlenip zenginleşen Roma Kilisesi'ne karşı olan ve Albililer olarak da anılan Katharlar, Engizisyon mahkemeleri tarafından yargılanıp katledilirler. 1244 yılında Papa'nın ordularına yenik düşen ve 1216 m yükseklikte bir kartal yuvası gibi konuşlanmış Montségur Kalesi, Kathar direnmesinin en önemli sembolüdür. Montségur köyünde öğle yemeğinden sonra, Foix kontları kalesinin yükseldiği Foix kasabası'ndan geçerek Mirepoix kasabasına doğru yolumuza devam. Foix kontlarının en ünlüsü ve Tanrı Appolon'un diğer adı olan Phoebus lakaplı III. Gaston, Foix kalesinde son ikamet eden kont olmuş. Kathar bölgesinin kalbinde bulunan Mirepoix, Oksitanya'nın Orta Çağ atmosferini en güzel şekilde yansıtan kasabadır. Ahşap galeriler üzerinde yükselen ve "colombage" adlı doldurma duvarlar ile yapılmış muhteşem binalar; tarihi kapalı Pazar yeri; 22 metre genişliği ile Fransa'nın en geniş sahınına sahip Gotik Saint Maurice Katedrali ile Güney Fransa'nın tipik bir Orta Çağ şehri olan "bastide" de gezinti. Akşamüstü Toulouse'a varış. Garonne Nehri, Pont Neuf Köprüsü, St Pierre Köprüsü, Brienne Kanalı ve Midi Kanalı göreceğiniz panoramik turdan sonra otele yerleşme. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

8. Gün Toulouse

Kahvaltıdan sonra, Midi-Pyrénées Bölgesi'nin merkezi ve Languedoc (Oksitanya) Bölgesi'nin eski başkenti Toulouse'un kendine has bir mimariye sahip tarihi merkezinin yürüyerek keşfi. tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Canal du Midi'nin ve Garonne Nehri'nin geçtiği tarihi Toulouse, pembe şehir olarak da anılmakta. Sıra sıra dizili kafeleriyle şehrin kalbi olan hareketli Capitole Meydanı; Orta Çağ'ın sonuna kadar güney Fransa'nın resmi dili olan Oc dilinde "Capitoul" olarak adlandırılan ve yüksek görevliler tarafından inşa ettirilip, toplantılarını yaptıkları Toulouse'un meşhur tarihi belediye binası Capitole; ihtişamlı iç mimarisi ile Jakoben Kilisesi ve Manastırı; zarif Bernuy Binası gibi zengin tüccarların oturdukları görkemli Rönesans stili evler; en büyük ve en iyi korunmuş Roman tarzındaki kiliselerden biri olan Saint Sernin Basilikası; 1659 yıllında kral XIV. Louis tarafından açılan, yeni köprü anlamına gelen Toulouse'un en eski taş köprüsü Pont Neuf; fiskiyeli havuzu ile Wilson Meydanı... Öğleden sonra Toulouse'da serbest zaman. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde.

9. Gün Toulouse - Andorra - Lleida

Sabah, kahvaltıdan sonra, sahip olduğu 468 kilometre karelik yüzölçümü ve 60 bin nüfusu ile Avrupa'nın en kükük ülkelerinden biri olan Andorra istikametinde yola çıkış. Yol üzerinde, harika bir manzaraya sahip Lagos de Tristania Gölü'nde mola ve Andorra'ya varış. Bu şirin ülke bir alışveriş cenneti olarak ün yaptığından yılda 12/14 milyon turist ağarlamakta. Demokrasiyle yönetilen bir prenslik olan Andorra tarih sahnesinde 9.yüzyıldan itibaren belirir. Uzun yıllar Frabnsız ve İspanyol eğemenliğinde kaldıktan sonra 20.yüzyılın başında bağımsızlığına kavuşur. Varışta, ilk olarak Andorra Genel Konseyi'nin merkezi olan ve 1580 yılında Busquets ailesi tarafından malikane ve savunma kulesi olarak inşa edilmiş olan Casa de la Vall gezisi. Buradan müthiş bir vadi manzarası seyredebilirsiniz. Ardından, ülkenin koruyucu azizi Our Lady Meritxell adına inşaedilen Santuario de Meritxell Kilise'si ile 11.yüzyılda inşa edilmiş olan Sant Esteve Kilisesi ziyaretleri. Şehrin tarihi bölümünde bulunan Sant Esteve Kilisesi küçük, taş duvarlı ve Romanesk tarzı çan kulesiyle sempatik bir görüntüye sahipdir. Son olarakda Zengin bir otomobil koleksiyonuna sahip olan Ulusal Otomobil Müzesi gezisi. Anrorra'nın mekezinde öğle yemeği ve alışveriş molası nın ardında Lieida şehrine doğru yola devam. Bu önemli Katalan şehri adeta bir çölün ortasında ki vahayı andırmakta. Çok az tanınan, sempatik ve Ortaçağ geçmişine şahitlik edecek bir çok yapıyla donanmış Lleida öncelikle bir üniversite ve dolayısıyla öğrenci şehridir. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

10. Gün Zaragoza

Sabah, kahvaltının ardından , Lleida'yı gezebilmeniz için şehir merkezinde 1 saat serbest zaman ve bitiminde Zaragoza'ya hareket. 1,5 saatlik kısa bir yolculuktan sonra Aragon Özerk Bölgesi'nde, Ebro Nehri üzerinde bulunan Zaragoza'ya varış. Ebro Nehri'nin verimki kıyılarında, dümdüz ve yeşil ovalar üzerine kurulu kent, görkemli tarihi yapıları ve eşsiz atmosferi ile Avrupa'nın keşfedilmeye değer noktalarından biridir. Müslüman Araplara uzun süre ev sahipliği yapan kentte, İslam ve Hristiyan mimari stillerinin bir karışımı olan Mudejar Mimari'nin en güzel örneklerine rastlamak mümkündür. tarafından koruma altına alınan bu mimari yapıların en ünlüleri; Magdalena Kilisesi, San Miguel Kilisesi ve San Pablo Kilisesi'dir. Tapas barları ile bilinen şehirde en lezzetli "tapas"ları tadabileceğiniz eski şehir bölgesinde, öğle yemeği için serbest zamanın ardından şekir turu: İlk olarak, Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve Aragon tipi mudéjar Mimari'nin en güzel örneklerinden La Seo Katedrali gezisi. Katedral Plaza de la Seo Meydanı'nda bulunmakta. Bina, ilk olarak Roma tapınağı, cami ve en sonunda katedral olarak kullanılmış. Romanesk, gotik, mudéjar ve barok mimari üslupları içinde barındıran katedral günümüzde Zaragoza'nın simgelerinden biridir. Ardından, Plaza del Pilar Meydanı'nda bulunan Bakire Pilar Bazilikası gezisi. 1754 yılında tamamlanan barok tarzdaki devasa yapının içi Goya ve Bayaeu'nun eserleri ile süslüdür. Parlak, renkli seramiklerle kaplı 11 kubbeli Kilisesi'nin içi de en az dışı kadar etkileyicidir. Kilisenin ispanyol Katolikleri için önemi, Meryem Ana'nın burada görüldüğü rivayetidir. Gezilecek bir diğer mimari eserde, 11. Yüzyılda, Mağribi Mimari tarzında inşa edilmiş olan Palacio de la Aljafería: Dantel gibi işlenmiş revakların oluşturduğu geniş avlu, bahçeyi ve küçük bir camiyi çevreler. Tavanının bir kısmı altın kaplamalı olan heybetli Aljafería'da pek çok İslami motif görmek mümkün. Geziden sonra otele yerleşme. Akşamüstü, kalacak olan boş zamanda Zaragoza Müzesi ve Goya Müzesi'ni gezebilirsiniz. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

11. Gün Zaragoza - La Rioja - Laguardia - Bilbao

Kahvaltının ardından, muhteşem doğa manzaraları eşliğinde La Rioja Bölgesi'ne yolculuk. La Rioja denince akla şarap gelmekte. Önemli bir kırmızı şarap bölgesi olan La Rioja, güneyinde Ebro Nehri ile sınırlı ve 150 kilometre uzunluk ile 50 kilometre genişliğindeki bir bölgeden oluşmakta. "Joven, Crianza, Reserva ve Gran Reserva" adında dört ana çeşide ayrılan aromalı ve gövdeli kırmızı şaraplar Tempranillo, Graciano, Grenache ve Mazuelo üzümlerinden yapılmakta. 1991 yılında prestijli "Denominacion de Origen Calificada" (DOCa) kategorisine yükselen Rioja şarapları, İspanya'da Priorato ile bu sınıflandırmaya layık görülen sadece iki şarap bölgesinin ilkidir. Bilbao etkisi olarak adlandırılan modern mimariye yönelim, Rioja'da yansımalarını bularak bu bölgenin görünümünü ve kaderini değiştirmiş. Guggenheim Müzesi mimarı Frank O. Gehry'nin İspanya'da tasarladığı ikinci şaheser olan Marques de Riscal'in otel-şaraphane binasını görerek La Rioja Alavesa'nın başkenti Laguardia'ya varış. Surlarla çevrili çok şirin bir Orta Çağ kasabası olan Laguardia bir tepede kurulu bir şehir olup, 300 den fazla mahzene sahipdir. Araç trafiğine kapalı, daracık, labirent gibi kaldırım taşlı sokakları, küçük meydanları, tarihi binaları ile Laguardia'yı keşfederek zamanda yolculuk. Daha sonra, muhteşem bağ manzaralarına hakim bir konumda bulunan ultramodern bir cam yapıyla, olağanüstü tasarlanmış dev Bodegas Baigorri tesisini ziyaret. Bodegas Baigorri, ünlü Bask mimar Iñaki Aspiazu tarafından tasarlanmış. Şarap tadımı eşliğinde öğle yemeğinin ardından, Bilbao'ya doğru yola devam. Bir liman-şehir olarak 15 Haziran 1300'de Diego Lopez de Haro tarafından kurulan Bilbao sonraki yüzyıllarda deniz ticaretini genişleterek Kuzey Avrupa ile ilişkilerini güçlendirmiş. İspanya'nın Bask özerkliğine son verildiği XIX. yüzyıl Karlist Savaşlarından sonra Bilbao, yakınlardaki zengin demir madenleri sayesinde yaşanan sanayi devrimi ile büyük bir ekonomik üstünlük kazanmış. Şehrin en eski bölümü olan Casco Viejo'nun karşısında, Nervion'un batı kıyısında yeni, modern bir mahalle olan El Ensanche'de bankacılar, armatörler ve tüccarlar birçok Art Nouveau-Jugendstil ve eklektik mimari stilinde binalar inşa ettirmişler. 1945'ten sonra endüstrileşmeye ve büyümeye devam eden Bilbao okyanusun kıyılarına kadar yayılmış. 1970-1980 arasındaki büyük ekonomik kriz sırasında çok sayıda fabrika kapanmış. 1979'da Bask bölgesine özerklik statüsünün iade edilmesi ve İspanya'nın 1986'da Avrupa Birliği'ne girmesiyle 1990'ların sonunda bu eski sanayi şehrinde büyük bir değişim başlamış. Terk edilmiş fabrikaların yerine yeni kent projeleri geliştirilmiş ve Bilbao son derece modern, sanatsever, yaşam kalitesi yüksek olan bir şehire dönüşerek bu günlere ulaşmış. Diğer adı Nervion olan Ria de Bilbao Nehri'nin içinden aktığı Bilbao, iki tarihi yakasını birleştiren çok sayıda köprüye sahip. Gezi sırasında, Moyua Meydanı, ağaçlarla bezeli uzun şık caddeleri ve görkemli binaları ile El Ensanche mahallesi, Abando mahallesi ve ilginç vitrayları ile tren garı, ilginç Zubizuri yaya köprüsü, tarihi Ayuntamiento köprüsü ve Arenal köprüsü, tarihi Casco Viejo semtindeki hareketli Plaza Nueva Meydanı, Santiago Katedrali, İspanya'nın en büyük kapalı pazar yeri Mercado de la Ribera, Arriaga Tiyatrosu görülecek yerler arasında. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

12. Gün Bilbao - Portugalete - Castro Urdiales

Sabah, 1997 yılında açılan ve Solomon R. Guggenheim Vakfı'nın dünyadaki beş müzesinden biri olan Guggenheim Müzesi gezisi için otelimizden yürüyerek hareket. Nervión Nehri'nin kenarında eski bir demir yolu deposunun üzerine inşa edilen devasa Guggenheim Müzesi Amerikalı mimar Frank O. Gehry'nin en önemli eseridir. Titanyumdan yapılmış göz alıcı Guggenheim Müzesi dünyanın en ilginç mimariye sahip binalarından biri olarak kabul edilmekte. Frank O. Gehry'nin ikonik mimarisinin meyvesi olan muhteşem modern sanat müzesi Guggenheim, Bilbao'daki radikal değişim başarısının sembolü olarak kabul görmekte. 55 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 900 m2 lik ışık dolu "atrium"u ile müzenin iç mimari tasarımı dışı kadar ilgi çekicidir. Müzenin koleksyonları Amerika ve Avrupa'da savaş sonrası dönemi resim ve heykel sanatı üzerinde yoğunlaşarak, XX. yüzyılın ortalarından günümüze kadar uzanmakta. Müzenin açılışından beri, burada 100 den fazla sergi düzenlenmiş. Müzeyi ve çevresini keşfettikten sonra kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan Güzel Sanatlar Müzesi'ni ziyaret. 1945-1960 arasında inşa edilen Museo de Bellas Artes oldukça zengin sanat koleksiyonlarına sahip. XIII. yüzyıldan günümüze kadar farklı dönemleri kapsayan ve aralarında resim, heykel, kağıt üzerine çalışmalar ve uygulamalı sanatlardan oluşan 8 bin den fazla eser sergilenmekte. Eski, modern ve çağdaş sanatın birçok seçkin örneklerini barındıran müze, ilgi çekici İspanyol ve Flaman ünlü ustaların resimlerinin yanı sıra Bask sanatçıların eserlerinden oluşan büyük bir koleksiyonuna sahip. Şehir merkezinde öğle yemeği molasından sonra, Nervion Nehri'nin denize döküldüğü yerde bulunan Portugalete semtine otobüsle hareket. Burada, Portugalete'yi karşı yakadaki Getxo semtine bağlayan, ilginç mimarisi ile dikkat çeken ve< unesco> tarafından Dünya Mirası listesine alınan Vizcaya Köprüsü'nü görebilirsiniz. 1893'te açılan köprü dünyanın ilk asma köprüsü olmuş. Daha sonra, Bilbao merkezinden 35 kilometre uzaklıktaki Castro Urdiales'e doğru yola devam. Cantabria Denizi'ne açılan Castro Urdiales, Bilbaolular için önemli bir tatil beldesidir. Kale ve Santa Maria de la Asuncion gotik kilisesinin bulunduğu tarihi kasabada gezinti ve ardından Bilbao'ya dönüş. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

13. Gün Hondarribia - San Sebastian - Saint Jean de Luz - Espelette - Bayonne

Sabah, İspanya sınırları içindeki Bask Kıyısı'nın en doğu noktasına doğru hareket. Bir buçuk saatlik bir yolculuktan sonra 543 metrelik Jaizkibel Dağı'nın eteklerindeki Guipuzcoa kıyılarının en güzel noktalarının birinde bulunan, şirin ve pitoresk, müstahkem liman kasabası Hondarribia'ya varış. Burada denize dökülen ve Fransa ile doğal bir sınır oluşturan Bidassoa Nehri'nin karşı yakasındaki Fransız Hendaye kasabasını uzaktan görmek mümkün. XVI. Yüzyılda V. Karl Şarlken tarafından restore edilen kalenin etrafında gelişen şehirde, ferforje balkon korkulukları ile eski evleri görüp, tarihi merkezdeki dar ve dolambaçlı sokaklarda gezinti. Öğlene doğru, mükemmel bir coğrafya ile kutsanmış Guipuzcoa kıyısının en meşhur yazlık şehir San Sebastian'a hareket. San Sebastian'ı Basklar Donostia olarak adlandırmakta. Şehir, kendine tepeden bakan yemyeşil Monte Urgull ve Monte Igueldo tepeleri ile çevrilmiş geniş Bahia de la Concha Koyu'nun etrafında uzanmakta. 1350 metre uzunluğundaki Bask Kıyısı'nın en ünlü plajı Playa de la Concha'nın kenarındaki Paseo de la Concha Kordonu, tarihi merkezin ucundaki bulvardan kraliyet ailesinin eski yazlık sarayının bulunduğu Miramar parkına kadar uzanmakta. Paseo de la Concha Kordonu, görkemli Belle Epoque dönemi binaları ile göz kamaştırmakta. Her sene Eylül ayında, dünyaca ünlü San Sebastian Film Festivali burada yer almakta. Bunun yanı sıra şehir, üç Michelin yıldızlı üç lokanta ve sayısız "Pintxo" barı ile yeme içme kültüründe de önemli bir yer tutmakta. 2016'da Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanan San Sebastian'ın keşfi: şehrin tarihi merkezi olan Parte Vieja'nın ızgara şeklindeki dar sokakları, Zuluoga Meydanı, San Vincente Gotik kilisesi, Santa Maria del Coro Barok bazilikası, pitoresk küçük limanı, Urgull Tepesi ve Paseo Nuevo, balkonları ile Plaza de la Constitucion Meydanı, eski bir casino olan belediye binası, La Concha plajı ve kordonu… Şehir merkezinde öğle yemeği için serbest zamanın ardından, Arcachon ile İspanya arasındaki tek doğal limana sahip olan Fransız Bask kıyısının ünlü başka bir şehri, Saint Jean de Luz'e hareket. Günümüzde hala faaliyette bir balıkçı limanı olan Saint Jean de Luz, XVI. yüzyılda balina ve morina avı sayesinde zenginleşmiş, XVII. ve XVIII. yüzyılda ise korsanları ile tanınmış. 1660 senesinde şehir, İspanya yakınında olduğu için, Güneş Kral" olarak bilinen Fransa Kralı XIV. Louis ile İspanya Prensesi Maria Theresa'nın evlilik kutlaması için seçildi. Şehir turundan sonra biberiyle ünlü Espelette'e hareket. Fransa'da ki tek AOC (Menşei Kontrollü Adlandırma) apelasyonlu biber olan 'Espelette Biberi' AB tarafından da PDO (Koruma altına alınmış menşei adı) olarak sınıflandırılmış. Bask bölgesi, XV. yy'da Fransa'da ilk defa Bayon şehrinde yapılan çikolata üretimi ile de meşhurdur. Espelette köyünde bulunan bir çikolata imalathanesini ziyareti sırasında değişik lezzetler sunan lokal çikolata spesyalitelerinin tadımı. Daha sonra Fransa'nın en güzel köyleri" labeli taşıyan Ainhoa'da kısa bir mola. Tipik kırmızı boyalı tahta panjurlu ve balkonlu beyaz duvarlı evleri, neşeli şenlik anlamına gelen Basklar'ın ulusal oyunu "jai alai" yın oynandığı yüksek cepheli pelot tesisi, küçük kilisesi, Bask haçı ile bezenmiş karekteristik mezar stelleriyle Ainhoa mezarlığı ile Espelette köyü, Bask bölgesinin en tipik örneklerden birini oluşturmakta. Son olarak, bölgenin başkenti Bayon'a hareket. Varışta otele yerleşme. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

14. Gün Biarritz - Arcachon - La Dune du Pilate - Bordeaux

Sabah, Nive ve Adour nehirlerinin kesiştiği noktada bulunan tarihi Bayonne'da gezinti. Burada yer alan bir geleneksel Bayon jambonu ve kaz ciğeri imalathanesini ziyaret. Kaz ciğeri ve Bayon jambonu hazırlama ve kurutma tekniklerini öğrendikten sonra ürünlerinin tadımı. Ardından, sırtını Pirene Dağları'na dayamış Atlantik Okyanusu'na bakan eşsiz tatil beldesi Biarritz'e varış. Fransa'nın en güzel plajlarından birine sahip olan Biarritz bir zamanlar soylular sınıfının tatil mekânı iken günümüzde Avrupa'nın sörf merkezi oldu. Varışı takiben şehrin keşfi. Görülecek yerlerin arasında şehrin geçmişdeki ihtişamını yansıtan olağanüstü güzel villalar ve binalar, restore edilen Art Deco Casino, Gustave Eiffel'in tasarladığı metal yaya köprüsü ile karaya bağlı Bakire Kayası, büyük plaj, eski liman bulunmakta. Ardından, Arcachon Koyu'nun en güney noktasındaki Pyla'ya hareket. 107 metre ile Avrupa'nın en yüksek kum tepesi olan ve tepesinden müthiş manzaraları gözlemleyebileceğiniz Dune du Pyla'ya tırmanabilmek ve öğle yemeği için serbest zaman. Günün son gezisi için, Atlantik kıyısındaki istiridye çiftlikleri ile tanınan Bassin d'Arcachon'a hareket. Büyük bir göle benzeyen Bassin d'Arcachon havzası, okyanusdan kaynaklanan med ve cezir olayıyla kendine özgü bir yaşam ile değişik manzaralar sergilemekte. Bölgenin istiridye merkezi olan Gujan Mestras'a varış. Çok sayıdaki istiridiye üreticinin kulübe ve teknelerinin bulunduğu ilginç limanı gezmek ve meraklılarına kıyıdaki kabanalarda bir istiridye degüstasyonu yapabilme fırsatı vermek için serbest zaman. Daha sonra, 'Belle Epoque' döneminden beri yazlık şehir diye adlandırılan bir tatil beldesi olan Arcachon şehrinden geçerek, Bordeaux'ya hareket. Varışta otele yerleşme. Akşam yemeği serbest, geceleme otelde

15. Gün Bordeaux - İstanbul

Sabah, yürüyerek, Bordeaux'nun tarafından Dünya Mirası listesine alınan eski mahallelerinin keşfi. Ortaçağ'dan XIX. yüzyıl'a kadar başta şarap ticareti ile önemli bir merkez haline gelerek çok zenginleşen Bordeaux, Garonne Nehri'nin kıyısında kurulmuş ve o devirde Fransa'nın ilk limanı olmuş. Yürüyüşde Büyük Tiyatro, rıhtım bölgeleri, Quinconces Meydanı ve Girondins Anıtı, Borsa Sarayı, Katedral ve Çan Kulesi gibi görkemli yapıları görebilirsiniz. Gezinin sonunda, öğle yemeği ve son alış verişler için saat 15.00 e kadar serbest zaman. Ardından Havalimanı'na transfer ve saat 17.55'deki Türk Hava Yolları'nın TK1392 no.lu uçuşu ile İstanbul'a hareket. Saat 22.45'de İstanbul Havalimanı'na varış.
Nice: NH Nice 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Aix en Provence: Novotel Aix en Provence Pont de L'Arc 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Marsilya: Novotel Marseille Centre Prado 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Montpellier: Mercure Montpellier Centre Antigone 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Carcassonne: Mercure Carcassonne Porte De La Cite 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Toulouse: Mercure Toulouse Centre Wilson Capitole 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Lerida: Parador de Lleida 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Zaragoza: Ilunion Romareda 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Bilbao: NYX Hotel Bilbao 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Bayonne: Villa Koegui Bayonne 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Bordeaux: Mercure Bordeaux Cité Mondiale 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rezervasyon Şartları:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak 7 gün tutulur. Bu süre sona ermeden toplam tur bedelinin % 25 ini kapsayan ön ödemeyi yaptığınız takdirde rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Opsiyon süresi sonunda ön ödeme yapılmadığı takdirde talebiniz otomatik olarak iptal edilecektir. Bakiye, yurtiçi gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar, yurtdışı gezilerde seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar tamamlanmalıdır. Ödemelerin belirtilen süre içinde yapılmaması durumunda rezervasyon iptal olmuş sayılır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • İstanbul/ Nice ve Bordeaux/İstanbul uçak biletleri (ekonomi sınıfı);
  • 7. ve 11. gün 2 öğle yemeği;
  • Programda belirtilen otellerde konaklama;
  • Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
  • Konforlu tur otobüsüyle yolculuk;
  • Tüm bahşişler ( Tur Lideri Bahşişi hariç* ) ;
  • Rehberlik hizmetleri;
  • Seyahat güvence sigorta paketi*;
  • Havaalanı vergileri.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Öğle ve Akşam yemekleri (7.ve 11. gün öğle yemekleri dahil);
  • Tur lideri bahşişi**;
  • Her türlü kişisel harcama;
  • Vize ücretleri;

* Polo Turizm özel seyahat sigortası paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Polo Turizm Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ını teminat altına almaktadır.
85 yaş ve üstü yolcularda Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali durumunda ödenen ücreti sigorta kapsamamaktadır.

* Turlarımızda, sizin takdirinize bağlı olduğunu düşündüğümüzden dolayı ücrete dahil etmediğimiz Tur Lideri bahşişi için, bu turda kişi başına 75 $ düşünmek gerekir.

Vize

Fransa ve İtalya için Schengen vizesi gerekmekte. Pasaportunuzun en az 6 ay geçerli olması gereklidir.
ÖNEMLİ DUYURU:
Seyahate katılacak gezginlerin pasaportlarında (yeşil pasaportlar dahil) gidecekleri her ülke için, en az ve karşılıklı iki boş sayfaları olması gerekmektedir. Bazı ülkelerde karşılıklı iki sayfanın boş olmaması sorun yaratabilmektedir.