Mezopotamya'nın 4 Unesco Dünya Mirası

BAŞTAN BAŞA ANADOLU  1 GECE
11 Eylül 2021 - 12 Eylül 2021
1 Gece / 2 Gün - 1 Akşam + 2 Öğle yemeği + Tüm Turlar dahil
THY ile
Fark Ödemeden 5 Tek Kişilik oda.
UÇAK BİLETLERİNİZ İÇİN ACELE EDİN....
Tura Katılabileceğiniz Şehirler : İstanbul ve uçaksız olarak ( Şanlıurfa Buluşmalı ) tüm şehirler
Gezilecek Yerler : Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi - Balıklı Göl - Kapalı Çarşı ve Hanlar - Göbeklitepe - Nemrut Dağ - Karakuş Tümülüsü - Cendere Köprüsü - Arsemeia - Eski Kahta - Zerzevan Kalesi - Diyarbakır Surları - Hevsel Bahçeleri - Ulu Camii
Tur Tarihi : 11 Eylül 2021 Cumartesi
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
2205TL
Tek Kişi Farkı :
80TL
3. Kişi :
2180TL
Bir haftasonuna, yani sadece iki güne, dört Dünya Mirası gezisini sığdırdık: Üstelik, son yıllarda uygarlığın beşiği Yukarı Mezopotamya'da yapılan en önemli keşiflerin tümünü gezerek... Sabah erken yola çıkacaksınız, akşam geç döneceksiniz ama inanın çok ilginç yerler keşfedeceksiniz: Roma'nın Doğu'daki son garnizonu Zerzevan Kalesi ve güneş tanrısı Mitras Tapınağı; ışığın, savaşın, adaletin ve inancın da simgesi; askerler, aristokratlar ve tüccarların tanrısı ve dünyanın yaratılış öğretisi. Günün doğuşunda Nemrut Dağı'nın zirvesindeyken, batışında da Zerzevan Kalesi'nin müthiş panoramasını seyredeceksiniz. Bir tarafta, çok akılcı ve güzel tasarlanmış Şanlıurfa Müzesi'nde, özellikle Göbeklitepe'nin buluntularını izlerken, diğer tarafta da Urfa'nın mistik ve gizemli sokaklarını keşfedecek, Göbeklitepe sit alanını keyifle gezeceksiniz. Tabii ki lezzetli bir kaç yemeği de ihmal etmedik. Kısa fakat son derece heyecanlı bir yolculuk sizleri bekliyor...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • İstanbul'dan Türk Hava Yolları ile Şanlıurfa'ya gidiş ve Diyarbakır'dan dönüş;
  • Sabah uçuşu ile gidip, akşam uçuşu ile dönerek iki tam gün gezi imkanı;
  • Dünya Mirası Listesi'nde olan Göbeklitepe, Nemrut Dağ, Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri gezileri;
  • Dünya Mirası Geçici Listesi'nde olan Zerzevan Kalesi gezisi;
  • Şanlıurfa Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik Müzeleri'nin detaylı gezilmesi;
  • Şanlıurfa'da Balıklı Göl ve tarihi Şehri gezme imkanı;
  • Nemrut Dağı'na gün doğuşunu seyretmek için çıkış;
  • Öğle yemeklerinde, özel seçilmiş restoranlarda yöresel lezzetlerin keşfi.

1. Gün İstanbul - Şanlıurfa - Göbeklitepe - Atatürk Barajı - Kahta

Sabah, Kadıköy ve Taksim'den İstanbul Havalimanı'na transfer. Türk Hava Yolları'nın saat 06:45'de kalkan TK2246 no.lu uçuşu ile Şanlıurfa'ya hareket. Saat 08:25'de varış, karşılama ve 2015 yılında açılan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi gezileri için şehir merkezine hareket: Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesi'nden oluşan Haleplibahçe Müze Kompleksi, 34 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye'nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Göbeklitepe, Nevalı Çori, Akarçay Tepe, Hassek Höyük, Gre Virike, Lidar Höyük gibi höyüklerin her biri uygarlık tarihinin mihenk taşlarını oluşturuyor. Şanlıurfa'da özellikle 1960'lı yıllardan beri yapılan Baraj Kurtarma Kazıları ile çok önemli arkeolojik eserler keşfedildi. Çağdaş müzecilik anlayışı ile kurulan yeni Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde bu höyüklerin her biri, gerek kazı hikayesi gerekse eserleri ile, bölgede uzun yıllar çalışmış ve bu kazılarda görev almış deneyimli bilim insanlarının desteği ve katkısı ile özel tasarlanan bir mekan içerisinde sergilenmekte. Daha sonra, Arkeoloji Müzesi'nin yanında bulunan ve Haleplibahçe kazı alanında, yani taban mozaiklerin bulunduğu yerde, in situ olarak inşa edilen Mozaik Müzesi ile geziye devam. Savaşçı Amazon kadınlarının, dünyada ilk kez bir mozaiğe resmedildiği parçada dahil olmak üzere son derece etkileyici ve iyi korunmuş mozaik örnekleri göreceğiniz bu gezinin ardından Balıklı Göl gezisi: İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa'nın sembolü haline gelmiş. Gölü ve çevresindeki dini yapıları gezdikten sonra, Balıklı Göl'ün yanında bulunan Halil Ür-Rahman Camii ziyareti: Rahip Urbisyus tarafından, 6.yüzyılda inşa ettirilen kilise, Abbasi Halifesi Me'mun döneminde yapılan değişiklikler ile camiye dönüştürülerek bu adı almış ve şehrin en kutsal mekanlarından biri haline gelmiş. Daha sonra, İstanbul, Bursa ve Edirne'den sonra Kapalı Çarşı açısından Anadolu'nun önde gelen illeri arasında yer alan Urfa'nın tarihi dokusunun keşfine, Gümrük Han'ın etrafında yoğunlaşan Bakırcılar Çarşısı, Sipahi Pazarı, Kınacılar Pazarı gibi Kapalı Çarşılar'ın gezisiyle devam. Aynı bölgede göreceğiniz eski taş sokak ve evler, geziye ayrı bir güzellik katacak. Yürüyüş esnasında, eski bir kiliseden dönüştürülen Fırfırlı Camii, yine eski kiliselerin yerine inşa edilmiş Ulu Camii ve Selahaddin Eyyübi Camii ile Damlacık Dağı'nın kuzey eteğinde, Abbasiler Dönemi'de, antik kale kalıntıları üzerine inşa edilen Urfa Kalesi'ni görebilirsiniz. Gezinin ardından Gülhan Restoran'da Urfa lezzetlerinin tadımı. Daha sonra, Dünya Mirası listesine dahil edilen Göbeklitepe'ye hareket. Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu olan Göbeklitepe, araları taş duvarla örülü T biçimindeki 10 - 12 yuvarlak planda dizilmiş dikilitaş ve merkezine yerleştirilmiş daha yüksek boyda iki dikilitaştan oluşmakta. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartma ya da oyularak betimlenmiş. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmekte. Sonuçta, buranın bir yerleşim yerinden ziyade bir kült alanı olduğu savı güç kazanmakta. Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu düşünülmekte ve tüm bu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmakta. Gezinin ardından Kahta'ya doğru yola devam. Yol üzerinde, Atatürk Barajı'nda mola: GAP, yani Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında 1983 yılında, Fırat Nehri üzerinde, enerji ve sulama amaçlı olarak inşaatı başlayan Atatürk Barajı, Türkiye'nin en büyük barajı ve hidroelektrik santralini bünyesinde barındırmakta. Türkiye ekonomisinde de önemli bir yeri bulunan Atatürk Barajı, Türkiye'de üretilen hidroelektrik miktarının yaklaşık 5'te 1'ini karşılar. Akşam, Kahta'ya varış ve otele yerleşme. Gece, çok erken kalkılıp gün doğuşuna Nemrut Dağı'na çıkılacağı için erken akşam yemeği ve geceleme.

2. Gün Nemrutdağ - Zerzevan Kalesi - Diyarbakır - İstanbul

Gün doğuş saatine göre, gece otelden, minibüsler ile Dünya Mirası Listesin'de bulunan Nemrut Dağı'na hareket (rehberiniz sizlere, yol boyunca acıkınca yiyebileceğiniz atıştırmalıklardan oluşan birer piknik torbası hazırlayacak). Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından, tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için, M.Ö. 1. yüzyılda yaptırılan ve Pers ile Yunan stillerinin bir karışımı olan, 2150 mt irtifadaki Nemrut Dağı Tümülüsü'ne varışta, müthiş ve unutulmaz bir gün doğuşu manzarası ile karşılaşacaksınız. Daha sonra, Doğu, Batı ve Kuzey teraslarında bulunan ve Helenistik Dönem'in en görkemli kalıntılarından biri olan devasa heykellerin keşfi: Kireçtaşı bloklarından yapılmış olan ve iyi korunmuş durumdaki heykeller 8-10 metre yüksekliktedirler. Ortadaki tümülüsün altında bulunan mezar odası ise küçük kaya parçalarıyla örtülerek koruma altına alınmış. Doğu ve batı teraslarında Antiochos ile tanrı ve tanrıça heykellerinin yanı sıra aslan ve kartal heykelleri bulunmaktadır. Batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop yer almaktadır. Heykeller Helenistik, Pers sanatı ve Kommagene Ülkesi özgün sanatı harmanlanarak yontulmuştur. Bu anlamda Nemrut Dağı'na batı ve doğu uygarlıklarının köprüsü denebilir. Muhteşem gün doğuşunu izledikten ve Tümülüsü gezdikten sonra, yol üzerinde, 13.850 hektarlık Nemrut Dağı Milli Parkı'nda bulunan Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü, eski Kahta ve Arsameia Antik Kenti tapınak alanı ile Şeytan Köprüsü'nü gezerek Kahta'ya geri dönüş.Otelde kahvaltının ardından, odalarınıza çıkarak, yolculuğun kalan bölümüne hazırlanabilirsiniz. Saat 10:30 gibi Diyarbakır'a hareket. Varışta lezzetli bir öğle yemeği ve Diyarbakır'ın keşfi: Mezopotamya ile Anadolu Medeniyetleri'nin geçiş noktasında olan Diyarbakır'ın tarihi MÖ. 3000 yıllarına kadar uzanır. Bu dönemde şehrin merkezinde, Hitit ve Hurri-Mittani egemenliği yaşanmış ve MÖ 1260 dan sonra sırasıyla Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Partlar, Ermeniler,Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler,Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular,İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır'a egemen olmuşlar. Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve yukardan bakıldığında balığa benzeyen 5.5 km uzunluğu ve 7-8 m yüksekliği ile Çin Seddi'nden sonra Dünya'nın en uzun surları olması ile ünlenen Diyarbakır Surları, şüphesiz kentin en ilgi tarihi eserleridir. 16 kalesi ve 5 çıkış kapısı bulunan siyah bazalttan yapılmış. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiş. Surlardan sonra, yine Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hevsel Bahçeleri'nde gezinti: Bu bahçeler, Dicle Nehri kıyısında, Diyarbakır Kalesi ile nehir vadisi arasında yer alan yaklaşık yedi yüz hektarlık verimli arazi olup, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük kuş cennetidir. 180'den fazla kuş türünün yanı sıra susamuru, tilki, sansar, sincap ve kirpi gibi birçok memelinin de barınağı olup Türkiye'de nadir bulunan yaz atmacalarına da ev sahipliği yaptığı bilinir. Daha sonra, M.S. 639 yılında Mar-Tama kilisesinden camiye çevrilerek kara taşlarla inşa edilen ve Anadolu'nun en eski camisi olan Ulu Camii gezisi: Avlusundaki şadırvanları, çeşitli devirlere ait kitabeleri yönünden büyük değer taşımaktadır. Ardından, Anadolu'nun tek dört ayaklı minare örneği olan Şeyh Mutahhar Camii ziyareti. Dört ayağın önemi, dört İslam mezhebini simgelemesinden gelir. Minare, Akkoyunlular'ın en önemli anıtsal eseridir. Ulu Camii'nin yanında bulunan, 1194 yılında Artuklu Melikül Mesut Kutbudin Ebu Muzaffer Sokman zamanında inşaasına başlanan Mesudiye Medresesi şehirde yapılan ilk büyük medrese olup "Anadolu'nun ilk üniversitesi" olarak kabul edilir. Ortasında avlu bulunan Medrese kesme taş ile yapılmıştır. Şehirde son olarak, 3. yüzyıldan kalma Meryem Ana Kilisesi gezisi: Ortodoks Süryanilere ait faal durumda olan Kilise'nin ahşap işçiliği, sütunları, sütun başlıkları, parmaklıkları, kürsüleri ve ikonaları ilgi çekicidir. Daha sonra, Roma İmparatorluğu döneminde adı Samachi olan Zerzevan Kalesi' ne doğru hareket: Bir sınır garnizonu kalesi olan Zerzevan, günümüzde Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunmakta. Dünyanın en iyi korunmuş askeri yerleşimi olan bu kalede son senelerde yapılan kazılarda, dünyada bulunmuş son Mithras Tapınağı ortaya çıkarıldı. Yapının Roma'nın doğu sınırındaki ilk tapınak olması, inanç tarihi açısından büyük bir önem taşımakta. Kale gezisinden sonra, Diyarbakır Havalimanı'na transfer. Türk Hava Yolları'nın saat 20:30'da kalkan TK7215 no.lu uçuşu ile İstanbul'a hareket. Saat 22:20'de Sabiha Gökçen Havalimanı'na varış ve karşılama. Kadıköy ve Taksim'e transfer.
Kahta : Hotel Nemrut 2000 3 *
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rezervasyon Şartları:
Covid-19 salgınının neden olduğu kargaşadan dolayı, 2021 ve 2022 senelerine özel olarak tura kayıt şartlarında değişiklikler yaptık:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak tutulacak ve münferit olarak, adınıza alımlarını yapacağımız uçak biletlerinizi tedarik ettiğinizde tur rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Tur ücretini, yurt içi gezilerde seyahatin başlamasından 15 gün öncesine kadar, yurt dışı gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar ödeyebilirsiniz.
* Turun uçak biletleri, talep ve bilet ödemenizi gerçekleştirdiğiniz gün münferit olarak kesilerek size ulaştıralacaktır. Herhangi bir iptal durumunda, biletinizin iadesini doğrudan havayolu şirketinden, onların belirlediği şartlarda talep edebilirsiniz. Ancak, ilerleyen tarihlerde münferit uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebileceği için, bilet taleplerinizi öncelikle yapmanız size avantaj sağlayacaktır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • İstanbul/Şanlıurfa - Diyarbakır/İstanbul ekonomi sınıfı uçak biletleri (uçak dahil satın alanlar için);
  • Taksim ve Kadköy'den Havalimanı'na gidiş ve dönüş transferleri;
  • 1.Gün Akşam ile 1. ve 2. gün öğle yemekleri;
  • Yemeklerde su ve kahve ikramı;
  • Kahta Nemrut 2000 Otel'de konaklama;
  • Konforlu araç ile seyahat;
  • Rehberlik hizmetleri.
  • Tüm bahşişler (Tur Rehberi Bahşişi hariç) ;
  • Seyahat sigorta paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Ören yerleri girişi için müze kart;
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Tur lideri bahşişi;
  • Her türlü kişisel harcama;

*Polo Turizm özel seyahat sigortası paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Polo Turizm Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ini teminat altına almaktadır.
85 yaş ve üstü yolcularda Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali durumunda ödenen ücreti sigorta kapsamamaktadır.