Kemaliye & Tunceli & Trabzon

BAŞTAN BAŞA ANADOLU  8 GECE
17 Eylül 2021 - 25 Eylül 2021
8 Gece / 9 Gün - Akşam Yemekleri dahil
THY ile
Katılımcı Sayısı 22 Kişi ile sınırlıdır.
Tura Katılabileceğiniz Şehirler : İstanbul ve Malatya buluşmalı olarak Tüm Şehirler'den
Gezilecek Yerler : Malatya - Levent Kanyonu - Aslan Tepe Höyüğü - Harput - Elazığ - Keban Barajı - Onar Köyü - Arapgir - Tuğut köyü - Divriği - Divriği/Kemah Tren Yolu - Taş Yol - Karanlık Kanyon - Sırakonak, Apcaağa, Ocak Köyleri - Kemaliye - Çemişgezek - Sağman Köyü - Pertek - Munzur Vadisi - Ovacık - Hozat - Tunceli - Pülümür - Girlevik Şelaleri - Erzincan - Baksı Müzesi - Sumela Manastırı - Tirebolu - Akçaabat - Trabzon
Tur Tarihi : 17 Eylül 2021 Cuma
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
5415TL
Tek Kişi Farkı :
0TL
3. Kişi :
-4820TL
Doğanın en güzel manzaralarını cömertçe sunduğu ilkbaharda, dağların hâlâ karlarla kaplı zirvelerini, rengarenk çiçeklerle çoşan ovaları ve kıştan çıkan toprağın renklerini keyifle izleyeceğiniz bir gezi programı. Ayrı ayrı, bir çok yolculuğa konu olan, kemaliye, Divriği, Tunceli, Baksı Müzesi ve Trabzonu birlikte keşfetme imkanı... Kısa bir tren yolculuğuyla Doğu Ekspresi'nin en güzel vadilerini, çok az tanınan Tuğut Köyü'nü, Levent kanyonu ve Aslan Tepe Höyüğü'nü, 800 yıllık Onar Köyü Cemevi'ni, Karanlık kanyon'u, Cemişgezek'i, Ovacık'ı, Sumela Manastırı'nı ve Trabzon çevresindeki Karadeniz sahillerinin ilginç şehirlerini, olabilecek en uygun hijyen koşullarıyla gezebileceğiniz keyifli bir yolculuk...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • Bu yolculuğa Malatya buluşmalı olarak tüm şehirlerden katılabilirsiniz;
  • Kemaliye ve çevresinde Tuğut, Arapkir, Onar Köyü gezileri;
  • Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Divriği Camii gezisi;
  • Malatya Levent Kanyonu Seyir Terası ve çok yeni Dünya Mirası Listesi'ne giren Aslan Tepe Höyüğü gezileri;
  • Divriği ve Kemah arası Tren yolculuğu ve Çat Suyu Vadileri;
  • Tunceli, Ovacık, Munzur Vadisi ve Pertek gezileri;
  • Baksı Müzesi'nde geceleme;
  • Sumela Manastırı, Tirebolu, Akçaabat ve Trabzon gezileri;
  • Konforlu otobüs ve en uygun hijyen kurallaıyla seyahat;
  • Konforlu ve merkezi oteller;
  • Akşam yemeklerinin dahil olduğu seyahat programı.

17 Eylül 2021 Cuma İstanbul - Malatya - Levent Kanyonu - Harput - Elazığ 385 km.

Sabah, Kadıköy ve Taksim'den İstanbul Havalimanı'na transfer ve Türk Hava Yolları'nın saat 08:35'deki TK2630 no.lu uçuşu ile Malatya'ya hareket. Saat 10:10'da varış ve karşılama. İlk olarak, 65 milyon yıl öncesine dayanan kaya oluşumlarının bulunduğu Levent Kanyonu Seyir Terası'nda mola ve sarp kayalıkların bir tabloyu andıran manzarasını kuş bakışı olarak izleme. Ardından Malatya şehir merkezine doğru yola devam. Şehir merkezine varışta, öğle yemeği için serbest zaman ve ardından, yan yana beş konaktan oluşan ve geleneksel Malatya Konakları'nın en güzel örneklerini oluşturan Beşkonaklar ve içerlerinde bulunan Etnografya Müzesi gezisi. Daha sonra, çok yeni Dünya Mirası Listesi'ne giren Aslan Tepe Höyüğü'ne doğru hareket. Varışta, Aslantepe Höyüğü gezisi: Yukarı Fırat havzasında neolitik ve kalkolitik döneme ait bir çok yerleşim bulundu ancak M.Ö. 5.000'den, M.S. 11. yüzyıla kadar kesintisiz yaşam olan ve 8 arkeolojik katmandan oluşan bu şehir devletin özellikleri Aslantepe'yi ön sıra çıkarmakta. Özellikle burada göreceğiniz duvar resimleri eşsiz bir güzellik ve önemde. Sarayın kapısındaki aslan heykellerinin orijinallerini Ankara, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde görmek mümkün. Burada ise kopyaları bulunmakta. Gezinin ardından Elazığ'a doğru yola devam. Yol üzerinde Eski Malatya olarak anılan Battalgazi'de mola verip, 1224 yılında Alaaddin Keykubat döneminde yaptırılan ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun İran'da ki cami mimari geleneğinin Anadolu'daki tek örneği olan Ulu Camii ile geçmişi Roma İmparatorluğu'na dayanan Eski Malatya Surları ve 1637 tarihinde IV. Murat'ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı'nı gezdikten sonra, Karakaya Barajı kıyılarından geçerek tarihi Harput Kasabası'na varış. Burada, M.Ö 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından yaptırılan Harput kalesi gezisi. Ardından Pisa Kulesi'ni aratmayacak kadar eğik olan minaresinden dolayı Eğri Minareli Camii olarak da anılan ve 1156-1157 yılları arasında, Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yaptırılan Ulu Camii ile Arap Baba Türbesi ve Meryem ana Kilisesi gezilerinden sonra, bölge kadınlarının yaptığı takı ve dantellerin satıldığı El Emeği Göz Nuru Çarşısı'nda son bir mola. Daha sonra, lokal bir restoranda yöresel yemeklerden oluşan akşam yemeği. Ardından Elazığ'a doğru yola devam. Varışta otele yerleşme ve geceleme.

18 Eylül 2021 Cumartesi Keban Barajı - Onar Köyü - Arapgir - Tuğut köyü - Divriği 175 km.

Sabah, kahvaltıdan sonra, otelden Arapgir istikametinde hareket. Yol üzerinde Keban Barajı'nda mola verip, ardından Onar köyü'nde bulunan, 1200 ler den kalma ve eşsiz güzellikteki Cemevi ziyaret ettikten sonra Arapgir'e varış ve Mir-i Liva Ahmet Paşa Camii ile Millet Hanı gezileri. Mir-i Liva Ahmet Paşa Camii'nin kitabesine göre Camii'nin, 1716 tarihinde, Osmanlı padişahı III. Ahmet'in annesi Rabia Gülnus Ematullah Sultan'ın kethüdası, Arapgirli Veliyüddin oğlu Hacı Muhammed Efendi tarafından yaptırıldığı yazıyor. Tarihi Camii'nin restorasyonu esnasında, iç kısmında bulunan ve yer yer dökülen sıvaları kaldırınca, yerden tavana kadar uzanan 3 metre genişliğindeki motiflerden oluşan, gezerken görebileceğiniz muhteşem güzellikteki minberi ortaya çıktı. Millet Hanı'nın ise 1850 li yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir. Kesme taşlardan iki katlı olarak yapılan hanın ortasında avlu ve şadırvan bulunmaktadır. Bu han Kültür ve Restore edilen Han'ın üst katı butik otel alt katı ise nostaljik alış veriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Öğle yemeği için serbest zamanın ardından Tuğut Köyü' ne hareket. Otobüsü, anayolda terk ettikten sonra, minibüslerle Tuğut (Çiğdemli) Köyü' ne varış: Şu an, çok bakımsız kalmış bu Alevi köyü Yemen evlerini anımsatan taş binalar bandırmakta. Eski bir tarihe ve geleneğe sahip olan Tuğut köyü'nün adı günümüzde "Çiğdemli"ye dönüştürülmüş. Tuğut, bir dönem Erzincan'ı Malatya'ya bağlayan eski yol üzerinde yer alıyordu. Bir konaklama merkezi, aynı zamanda bir üretim yeriydi. Geçen yüzyıllarda Tuğut'tan Divriği ve İstanbul'a göçen varlıklı aileler, geri döndüklerinde köyde geniş odalı, çarkıfelekli ahşap tavanları olan, ustalıkla planlanmış büyük evler yaptırmışlar ve Divriği'deki büyük konakları andıran evlerde oturmuşlardı. Eski yolun önemini kaybetmesi Tuğut'un önemini yitirmesine neden olmuş. Tuğut sokaklarını keşfettikten sonra Divriği'ye doğru yola devam. Divriği, Fırat Nehri'nin bir kolu olan Çaltı Çayı Vadisi kenarında, çıplak ve vahşi görüntülü dağların ortasında, zengin demir madenleri barındıran toprakların üzerinde kurulmuş. Geçmişte, Mezopotamya'ya demir ihraç ederek zenginliğini arttıran yörede Ortaçağ'da inşa edilmiş olan ve 1985 yılından beri Dünya Mirası listesinde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası şehri çok önemli kılmakta. Cami 1228-29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan beyi Şah adlı bir mimara yaptırılmış. Plan tipi ve süsleme olarak benzeri olmayan bir eserdir. Camii ve Darüşşifa (tadilattan dolayı sadece dışarıdan görmek mümkün) gezilerinin ardından şehrin eski konaklarının olduğu mahallede gezinti. Ardından otele yerleşme. Akşam yemeği, bir tarihi konakta yöresel lezzetlerin tadımı. Geceleme otelde.

19 Eylül 2021 Pazar Kemah (Tren ile) - Taş Yol - Karanlık Kanyon - Kemaliye 240 km.

Sabah, çok erken alınacak kahvaltıdan sonra, otelden Divriği Tren Garı'na gidiş ve Tren ile Kamah'a hareket. Doğu Ekspresi hattının en güzel manzaraları olan Karasu ve Çaltı Suyu Vadileri'ni göreceğiniz iki saatlik tren yolculuğuya, tarihte Mengücek Beyliği'nin başkenti olan Kemah'a varış. Kısa bir çay molasından sonra Kemah gezisi: İlk olarak Fırat Nehri ve Kemah'a hakim bir tepe üzerinde, doğu-Batı yönünde uzanan ticaret yolunu koyumak amacıyla yapılmış ve mevcut duvarların Mengüceklilere ve Selçuklulara ait olmasına rağmen, arkeolojik kalıntıların Hitit-Urartu dönemine kadar uzanabildiği, görkemli Kemah Kalesi'ne çıkış. Daha sonra Sultan Melik Gazi ve Behramşah Türbeleri ile kesme taştan yapılmış ve ahşap direkler üzerine oturan bir çatı ile kaplı olup, civardaki dini yapılara örnek olmuş, 1400'lü yıllardan kalma Gülabibey Camii ziyareti. Ardından Kemaliye'ye doğru yola devam. Yol üzerinde, Kemaliye'nin tren istasyonu olan ve geçmişte, tren gecikmelerinden dolayı ilginç bir kumarhaneye dönüşen Bağıştaş'ta kısa bir mola verip, 1937 senesinde yapılan asma demir köprüyü gördükten sonra Kemaliye'ye varış ve otele yerleşme. Daha sonra öğle yemeği için, şehir merkezinde serbest zaman. Öğleden sonra, yapımı 100 seneden fazla süren Taş Yol gezisi. Taş Yol'da yapılacak ilginç ve keyifli yürüyüşten sonra, dünyanın en büyük kanyonlarından olan Karanlık Kanyon'un tekne ile keşfi. Tekne turu esnasında Kanyon'un muhteşemliğini seyrederken, tepelerden geçen Taş Yol sizlere eşlik etmeye devam edecek. Gezi sonrası, Yalçıner çiftliğinde yöresel akşam yemeği (Organik yaşam çiftliklerinden olan Yalçıner çiftliği, Buğday Derneği Tatuta Projesinin uygulandığı, çiftlik hayatında iş gücü desteği vererek tatil yapılan bir kurumdur). Yemekten sonra otele dönüş ve geceleme.

20 Eylül 2021 Pazartesi Sırakonak, Apcaağa, Ocak Köyleri ve Kemaliye 60 km.

Kahvaltı sonrası, kaldırım taşı sokakları ve ahşap evleriyle şirin Sırakonak Köyü'nden Apcaağa Köyü'ne 45 dakikalık bir doğa yürüyüşü. Apcaağa Köyü, şair Ahmet Kutsi Tecer'in köyü olup şairin Orada bir köy var şiirine konu olmuş. Kaya başı kır kahvesinde muhteşem Kemaliye manzarası eşliğinde çay-kahve molası. Ardından, Apcağa köyü ve Ahmet Kutsi Tecer kültür evi gezisi. Daha sonra, Alevi kültürünün önemli yansımalarının bulunduğu Kemaliye nin Ocak Köyü' ne hareket. Yol üzerinde, öğretmen emeklileri olan Bekir - Nermin Taştan evinin kayaların başına yapılış hikayesi eşliğinde Kemaliye manzarası ile fotoğraf molası. Ocak Köyü önceleri Şeyhler Köyü adı ile tanınırmış. Köyün kurucusunun manevi dünyasına candan bağlı olanlar Ocak Köyü adı yerine, genelde Hıdır Abdal Sultan Ocağı ismini kullanmaktalar. Ülkemizde, Kültür Bakanlığına bağlı olarak bir köyde bulunan tek müze olan Ali Güler Müzesi'ni gezdikten sonra, öğle yemeği için serbest zaman. Ardından Yeşilyurt Köyü'nde bulunan yaklaşık 150 yıllık Yeşilyurt Camii'nin harika tavan işlemelerini görmek üzere mola. Kemaliye'ye dönüşte Doğa Tarihi Müzesi gezisi. TÜBİTAK tarafından desteklenen "Doğa Müzesinde Bilimsel Bir Gezinti" isimli proje kapsamında kurulan ve yürütücülüğünü Prof. Dr. Ali Demirsoy'un yaptığı bu Doğa Tarihi Müzesi'nin hedefi ülkemizde doğa bilincini geliştirmek; kendi öz değerlerimize sahip çıkılmasını sağlamak; bölgenin ve ülkemizin biyoçeşitliliğinin ortaya çıkmasını sağlamak olarak saptanmış. Türkiye'nin ilk doğa tarih müzesi olma özelliği taşıyan müzede, başta Kemaliye olmak üzere Erzincan ve yurt genelinden canlı ve minarel türlerine ait yaklaşık 5 bin çeşit materyali sergilenmekte. Müze gezisinden sonra Kemaliye mimari dokusunun günümüze kadar korunmuş olarak geldiği Taşdibi Mahallesi, su değirmeni, mani yolu, Lökhane, Zincirli Kaya, Hamam ve Kent Merkezi gezisi. Gezi sonrası otele dönüş. Akşam yemeği öncesi, otelin terasında, Kemaliye folklor ve müziğinin örneklerinin sunulduğu fasıl heyeti gösterisi ve ardından akşam yemeği. Geceleme otelde.

21 Eylül 2021 Salı Kemaliye - Çemişgezek - Sağman Köyü - Pertek - Tunceli 200 km.

Sabah, kahvaltıdan sonra, otelden Tunceli istikametinde hareket. Yol üzerinde, Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü'nde mola verdikten sonra, olağanüstü manzaraları izleyerek, virajlı dağ yollarını aşıp Başpınar Köyü'ne varış. Munzur Dağı eteklerinde, 1400 mt. rakımda konumlanmış bu köyün, Tuğut'u andıran taş evlerle çevrili sokaklarını gezerken, kendinizi zamanın durduğu bir yerde hissedebilirsiniz. Burada verilecek molanın ardından Çemişgezek'e doğru yola devam. Munzur ve Murat Nehirleri arasında, Yılandağı eteklerinde ve 975 mt. rakımda kurulmuş Çemişgezek'e varış. Şehrin ortasından geçen Tağar Çayı'nın oluşturduğu vadi, hem güzelliği, hemde barındırdığı nesli tükenmekte olan vaşak ve benekli semender gibi canlılar açısından önemlidir. öğle yemeği için serbest zamanın ardından şehrin tarihi miraslarının keşfi. İlk olarak, şehre hakim bir tepede bulunan ve Selçuklu ile Osmanlı mimari tarzları arasındaki geçişi yansıtan Yelmaniye Camii gezisi: Cami'nin günümüze kadar gelen görkemli taç kapısının taş işlemeciliği ve mezarlığındaki koç şeklindeki mezar taşları ilginçtir. Daha sonra, bir kaya üzerinde bulunan ve Pehlül Bey'in, uzun boylu oğlunun yattığı Uzun Hasan Türbesi'ni ziyaret edip, Tahar Çayı üzerinde, şehir merkezine yakın bir konumda bulunan, 1807 yıllında Yusuf Ziya paşa tarafında inşa ettirilmiş Tahar Köprüsü'nün ve Derviş Hücreleri diye de anılan İn Mağaraları'nın gezilmesi: Bozulmamış bir ekolojik yapıya sahip olan Tahar Vadisi'nin sarp kalker kayalarına oyulmuş bu odaların konut amaçlı yapılmış olmaları muhtemeldir. Ardından Pertek istikametinde yola devam. Yol üzerinde, eski adı Bargini olan Karabakır Köyü'nde mola vererek, önemli bir Dersim Alevi Ocağı olan ve bu konumu Sünköy ile tartışma konusu olan Ağuçan Ocağı'nı ziyaret. Yolun devamında Sağman Köyü'ne varışta ise, Artukoğulları sülalesinden bir Türk Beyi tarafından yaptırıldığı sanılan Sağman Kalesi (Derun-i Hisar) ile 1555'te Keyhüsrev Bey'in oğlu Salih Bey'in yaptırılan ve taç kapısındaki oyma işçiliği dikkat çekici güzellikte olan Sağman Camii gezileri. Son olarak Pertek'e varış ve Keban Baraj Gölü'nün sularından kurtarılarak, 1971/73 senelerinde yüksek tepelere taşınan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Pertek Beyi Rüstem oğlu Baysungur tarafından yaptırılan Baysungur Camii ile aynı bölgeye taşınan, 16.yüzyılda yapılmış Çelebi Ağa Camii'lerinin gezilmesi. Baraj sularının yükselmesiyle bir adada kalan Pertek Kalesi'nin kıyıdan görülmesi ve Tunceli'ye doğru yola devam. Tunceli'ye varış ve otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

22 Eylül 2021 Çarşamba Munzur Vadisi - Ovacık - Hozat - Tunceli 190 km.

Sabah, kahvaltıdan sonra, gün boyu beraber olacağınız yerel rehberimizle buluşarak Alevi kültürünün en önemli merkezi olan Tunceli'nin şehir merkezinde kısa bir gezi ve ardından Munzur Vadisi Milli Parkı'na hareket. Munzur Irmağı'nı takip ederek Munzur Vadisi Milli Parkı'na varış ve Tunceli'ye dönene kadar Milli Park, Gözeler, Ovacık ve Hozat gezileri. Doğal güzellikleri açısından Türkiye'nin en önde gelen yörelerinden olan ve Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisi, 1971 senesinde Milli park ilan edilmiş. Kuzeyde 3300 m'ye kadar yükselen Munzur Dağları, Mercan ve Munzur Suyu Vadileri tarafından parçalanmış, başta akarsu kaynakları ve gözeler olmak üzere zengin doğal veriler, endemik bitki türleri ve yöreye özgü hayvanlar ile zenginleşen bitki örtüsü ve yaban hayvan varlığı ile eşsiz bir bölge oluşturmakta. Milli Park'a girdikten sonra ilk olarak bölgenin en önemli ziyaretgahlarından olan Ana Fatma Ziyaretgahı'nda mola. Daha sonra, Munzur'un can sularından Halbori Gözeleri'ni ve Laş Deresi'ni görerek Ovacık'a varış. Ovacık'ta öğle yemeği ve şehri gezerek yöresel ürünleri alabilmek için serbest zaman. Ardından Munzur Gözeleri'ne doğru yola devam. Munzur Gözeleri'ni gördükten sonra Hozat'a hareket. Yol üzerine, Anadolu'nun bir çok yerinde bulunan Sarı Saltuk Türbeleri'nden biri gezerek Hozat'a varış ve şehrin çarşısında mola. Daha sonra, Tunceli'ye döşüşte, oldukça harap bir durumda olan Ergen Kilisesi kalıntılarını gezerek Tunceli'ye varış. Son olarak Merkez Cem Evi'ni ziyaret edip, ardından otele dönüş. Akşam yemeği, şehir merkezinde, yöresel bit lokantada. Geceleme otelde.

23 Eylül 2021 Perşembe Pülümür - Girlevik Şelaleri - Erzincan - Baksı Müzesi 315 km.

Sabah, kahvaltıdan sonra, otelden Pülümür istikametinde hareket ve yol üzerinde, plajlarıyla tanınan Kutu Deresi'nde mola. Daha sonra, Pülümür Çayı'nı takip ederek yola devam. Avcı Dağları'nın eteklerinden doğan Pülümür Çayı'nın Munzur Suyu'na katıldığı yerde kurulmuş Pülümür Kasabası'na varış ve muhteşem manzaralar sunan Pülümür Vadisi'nin gezilmesi: Urartular zamanından kalma Gelin Odaları Mağaraları, zengin bir hanımın yaptırdığı rivayet edilen Hanım Köprüsü ve Vadi'nin diğer ilginç köşeleri... Ardından Erzincan'a doğru yola devam. Yol üzerinde, Girlevik Şelaleri'nde kısa bir mola vererek Erzincan'a varış ve şehir merkezinde öğle yemeği için serbest zaman. Daha sonra, akşam konaklanacak Baksı Müzesi'ne hareket. Bayburt'ta şehir mekezinde kısa bir mola vererek Baksı Müzesine varış. 2014 Yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülü'nü alan Baksı Müzesi'nin kuruluşu, bir gurbetçi çocuğunun, yıllar sonra bütün birikimiyle kendi doğduğu köye geri dönme öyküsüdür. Varışta Baksı Müzesi gezisi: Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukevi ile 40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan'ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Atölyedeki çalışmalar hakkında bilgi aldıktan sonra çevre gezisi ve Huykesen ağacı ziyareti. Müze ve etkinlikleri hakkında bilgi sahibi olduktan sonra Konukevi'ne yerleşme. Akşam yemeği Konukevi'nde

24 Eylül 2021 Cuma Baksı Müzesi - Sümela Manastırı - Trabzon 260 km.

Sabah, kahvaltıdan sonra, Müze aktivitelerine katılabilmeniz veya çevreyi gezebilmeniz için Konukevi'de serbest zaman. Ardından Sümela Manastırı istikametinde hareket ve Zigana Geçidi ile Hamsiköy'de kısa yemek molaları. Daha sonra, Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve denizden 1150, vadiden 300 metre yüksekte inşa edilmiş olan Sümela Manastırı Gezisi: Rivayete göre, Bizans İmparatoru I.Theodosius zamanında (375-395), gördükleri bir rüya üzerine biri İstanbul'dan, öbürü de Atina'dan gelen Barnabas ve Sophronios adlı iki rahip mağarada buldukları bir kutsal haç üzerine, mağaranın girişine duvar örerek burayı bir kilise haline getirirler. Bu nedenle Manastır, Hristiyanlar için kutsal sayılan hac noktalarından biri haline gelir. 100 basamaklı, dar uzun bir merdivenle giriş yapılan Sümela Manastırı ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmanın dışında toplam 72 odadan oluşmakta. 18. yüzyılda dini komleksin bir çok bölümü yenilenmiş ve bazı duvarları fresklerle süslenmiş. 19. yüzyılda ise büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en parlak dönemini yaşamış. Duvarlarını süsleyen ve İncil'den sahneleri anlatan fresklerin büyük bir kısmı bu dönemden olmasına rağmen, altlarında bir çok resim katmanı görmek mümkün. Manastır gezisinden sonra Trabzon'a doğru yola devam. Trabzon'a varışta ve otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

25 Eylül 2021 Cumartesi Trabzon -Tirebolu - Akçaabat - İstanbul 180 km.

Sabah, kahvaltının ardından, otelden Trabzon'u keşfetmek üzere hareket: İlk olarak, 13.yüzyılda, Kommenos Hanedanlığı döneminde Ayasofya'(Kutsal Bilgelik)ya ithafen inşa edilen ve 1572 senesinde camiye çevrilip, 1957/62 yılları arasında, Edinburgh Üniversitesi'nden Russell Trust tarafından yapılan bir restorasyondan sonra 1964 senesinde müzeye ve 2013 senesinde de yeniden camiye dönüştürülen Ayasofya Camii ziyareti; ardından, Gülbahar Hatun Camii ve Trabzon kalesi'ni dışardan görerek yola Soğuksu Tepesi'ne doğru devam edip, burada, Art Nouveau tarzı harika bir yapı olan Atatürk Köşkü gezisi; şehirde son olarak, Trabzon'a özel bir gümüş işlemeciliği sanatı olan, Telkâri Atölyesi gezisi ve Tirebolu'ya doğru yola devam. Adı, üç burun üzerinde kurulmuş olmasından dolayı "üç şehir" demek olan "Tripolis" kelimesinden gelen ve ilk olarak MÖ 7.yüzyılda, Karadeniz'de koloniler kuran Miletoslular'ın yerleştiği Tirebolu'ya varış ve öğle yemeği için serbest zaman. Daha sonra, Osmanlı dönemi sivil mimarisi izlerini günümüze taşıyan taşıyan Tirebolu Evleri ve ilk yapılışı 13.yüzyıla kadar uzanan, şehrin en uç bölgesindeki Tirebolu Kalesi gezileri. Ardından Trabzon'a doğru geri dönüş. Yol üzerinde, köftesi ve horonu ile meşhur Akçaabat'ta mola: Günümüze kadar korunabilen en güzel Osmanlı sivil mimari örneklerini görebileceğiniz, sokakları, merdivenleri, duvarları, çeşmeleri ve ağaçlarıyla bir bütün olan dönemin yapısına tanıklık eden Orta Mahalle ve 13.yüzyılda, İmparator Aleksios tarafından, Selçuklular'dan korunmak için yaptırılan Akçakale gezileri. Trabzon'un fethinden sonra, 7 sene daha alınamayan bu kale, daha sonra, Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Mahmut Paşa zamanında fethedilmiş. Kale gezisinden sonra, Derecik Vadisi'nde doğal bir güzellik olan Sera Gölü'nde son bir mola vererek, Trabzon Havalimanı'na transfer. Türk Hava Yolları'nın, saat 18:00'deki TK7431 no.lu uçuşu ile İstanbul'a hareket. Saat 19:40'da Sabiha Gökçen Havalimanı'na varış ve yolculuğun sonu.
Elazığ: Park Dedeman Elazığ 4 *
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Sivas: Divriği Otel Özel Kategori
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Kemaliye: Vadi Kemaliye 4 *
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Tunceli: Grand Şaroğlu Hotel 4 *
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Bayburt: Baksı Müzesi Konukevi Özel Kategori
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Trabzon: Usta Park Hotel 4 *
Tripadvisor'a Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rezervasyon Şartları:
Covid-19 salgınının neden olduğu kargaşadan dolayı, 2021 ve 2022 senelerine özel olarak tura kayıt şartlarında değişiklikler yaptık:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak tutulacak ve münferit olarak, adınıza alımlarını yapacağımız uçak biletlerinizi tedarik ettiğinizde tur rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Tur ücretini, yurt içi gezilerde seyahatin başlamasından 15 gün öncesine kadar, yurt dışı gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar ödeyebilirsiniz.

* Turun uçak biletleri, talep ve bilet ödemenizi gerçekleştirdiğiniz gün münferit olarak kesilerek size ulaştıralacaktır. Herhangi bir iptal durumunda, biletinizin iadesini doğrudan havayolu şirketinden, onların belirlediği şartlarda talep edebilirsiniz. Ancak, ilerleyen tarihlerde münferit uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebileceği için, bilet taleplerinizi öncelikle yapmanız size avantaj sağlayacaktır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • Konforlu özel tur otobüsüyle seyahat ;
  • Program gereği kullanılan deniz araçları, tekne gezileri;
  • 1.Günden, 8.Güne kadar 8 akşam yemeği;
  • Otobüste su, çay ve kahve ikramı;
  • Otobüste maske ve dezenfektan;
  • Gezi boyunca kullanacağınız kişisel kulaklık;
  • Belirtilen otellerde oda+kahvaltı konaklama;
  • Milli Park girişleri;
  • Müze Kart'ı kapsamayan müze girişleri;
  • Rehberlik hizmetleri.
  • Tur Rehberi hariç tüm bahşişler;
  • Seyahat sigorta paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • İstanbul/Malatya ve Trabzon/İstanbul uçuşları;
  • Ören yerleri girişi için müze kart;
  • Öğle yemekleri;
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Tur rehberi bahşişi;
  • Her türlü kişisel harcama;

* Polo Turizm özel seyahat sigortası paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Polo Turizm Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin
% 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ini teminat altına almaktadır.
85 yaş ve üstü yolcularda Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali durumunda ödenen ücreti sigorta kapsamamaktadır.